31 Ocak 2011 Pazartesi

Bonibonlu Kurabiye




Sanırım doğum günlerini seven bir aileyiz. Coşmaya, neşelenmeye her daim hazır küçük bir ekip gibiyiz. Bize iyi bir sebep verin sevinelim, sevindirelim :)

En sevdiğimiz tarihler doğum günleri ve yılbaşı öncesi. Bakın yılbaşı gecesi değil öncesi... Türk adetlerinde pek yer edinmese de biz aile efradı olarak, ağaç süslemekten çok keyif alıyoruz. Sonra hediye vermenin almaktan daha keyif verici olduğunu öğrendik son bir kaç yılda. Gerçi bu son yazdığıma Ege'yi pek katmamak lazım. O yolun ''hediye verin bana'' kısmında dikiliyor :)

Sonra bir de doğum günleri var. Özellikle evdeki küçük insanın doğduğu tarih pek mühim. ''Partisiz olmaz'' kıvamına gelmemiz doğulan güne 10 gün kala başlıyor ve partisiz olmuyor.

Son doğum günümüzü de geçen eylül'de kutladık. Pek neşeliydik. Dostlar vardı etrafımızda ve de çocuklar. Dışarıdaydık, hava da pek güzeldi. Güneş içimizi ısıttı, mutlu olduk. Bol bol güldük, bol bol koşturduk. Öyle palyaço falan da yoktu, bıraktık küçükleri kendi hallerine. Bir kaykayla bir sürü çocuk nasıl eğlenir öğrendik.

Bu kurabiyeyi o gün için yapmıştım. Klasik tırtıl kurabiye tarifini kullandım. Renkli renkli, tam çocuklara göre yani. Bir de şu katı yağ olayı olmasa... Neyse, işte tarif.

Malzemeler:

1/2 paket tereyağ
1 çay bardağı sıvıyağ
2 çay bardağı toz şeker
2 yumurta
aldığı kadar un
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
Bonibon

Yapılışı:

Tüm malzemeleri karıştırıyoruz. Fırın'da pişirmeden önce bonibonları kurabiyelerin üzerine hafifçe bastırarak yerleştiriyoruz. 180 derecece önceden ısıtılmış fırında pişiyoruz. Kurabiyelerin üstleri çok kızarmadan fırından alıyoruz.

26 Ocak 2011 Çarşamba

Sebzeli Tavuklu Yayla Çorbası.




Hava Adana'da da soğuk mu soğuk...
Yağmur yüzünü gösterdi mi gösterdi...
Sokaklar ıslak mı ıslak...
Hava kapalı mı kapalı...
İnsanın içi üşür mü üşür...
Dumanı üstünde bir çorba,
yapılır mı yapılır...
İçilir mi içilir...

Tabii tarifte gerekir. Kolay yapılıyor aslında. Havuç,brokoli parçaları, tavuk düdüklüde haşlanır. Sebzeleri haşlamak için kullandığımız sebzeli tavuk suyu kullanılarak, pirinçsiz yayla çorbası yapılır. Sebzeler ve didiklenmiş tavuklar yayla çorbasının içine atılır. Ben bir de mısır ekledim. Çok lezzetli oldu bence. Başka sebzelerle başka versiyonları da yapılabilir.

Avşa'da çizildi. Ege 3 yaşında falandı sanırım. Uğur Abisi çizmişti. Bir Uğur Durak çizimi..
Posted by Picasa

18 Ocak 2011 Salı


9 hatta 10 aydan sonra, nasıl birşeyler yazmalıyım, pek kestiremesemde, kısaca döndüm diyelim.

Bir de işin neden yoktum kısmı var ki, ben bile unuttum neden ara verdiğimi. Benimkisi bir takım tembellik, ciddiyetsizlik ve vakitsizlik silsilesi sanırım... Yani bende pek emin değilim aslında, tam da şu nedenle aranızda değildim diyemiyeceğim.

Aslında bu sene de pek bir zamansızım. Hafta keşke 9 gün olsaymış diye söylenirken yakaladım kendimi. Çok garip ama, süper ötesi falan olmayan hatta çok ziyaretçisi bile olmayan bloguma yazmıyorum diye, okulu kıran çocuklar gibi hissettim bu geçen sürede. Ama bu kadar ayrılık yeter di mi. ''2011'de tekrar yazmaya başla '' diye bunalttım Gaye'yi. Kendimi Gaye'den kurtarıyor ve bloguma dönüyorum.

Blogumun tüm ziyaretcilerine biriktirdiğim sevgileri yolluyorum.