24 Eylül 2008 Çarşamba

Panayır Kurabiye


Egenin kreşinde yaptığımız doğumgünü için hazırlamıştım bu kurabiyeleri. Çocukların acayip derecede ilgisine maruz kaldı bu sopalı kurabiyeler. Pastanın yüzüne bile bakmadılar. Değişik şeyler herzaman daha fazla ilgilerini çekiyor çocukların. Ayrıca bende bu fikri çok sevdim, hem sopalı hem de bonibonlu :) Gayet neşeli bir tavırları olduğunu düşünüyorum. Panayır ve festival alanları da neşelidir sempatiktir ya... Bu yüzden ismini değiştirdim, panayır kurabiye dedim.
Tarifi bengisu-abihayat blogundan aldım. İçine bayağı teryağ koymama rağmen kıtır kıtır, ağızda dağılan bir kurabiye olmadı. Acaba daha fazlamı pişirmem gerkiyordu bilemiyorum. Fakat tarifte üzerleri kızarmadan fırından alın diyordu. Neyse artık yendi bitti zaten.. Kısaca ısırınca dağılan bir kurabiye yerine daha yumuşak bir kurabiye elde ettim ben, bilginize.
Tarifin orjinaline buradan ulaşabilirsiniz.

23 Eylül 2008 Salı

Dereotlu Jambonlu Krep Ruloları


Evett artık dolu dolu 3 olduk, büyüdük... Egeciğin doğumgünü kutlaması vardı haftasonu. Bir arkadaşımızın restaurantında kutladık dostlarımızla. Çok güzel geçti, çocuklar eğlendi, büyükler yedi, sohbet etti, fotoğraflar çekildi, hediyeler verildi :)


Fotoğrafta oğlum ve en eski arkadaşı Defne görülüyor. Mum üflenmeden parmakla pastanın tadına bakma çalışmaları :)

Doğumgünü için yaptığım aperatiflerden bir tanesinin tarifini yazacağım şimdilik. Fırsat bulursam diğerlerini de en kısa zamanda ekleyeceğim. Aslında çok fazla çeşit te yapmadım bu sene. Geçen seneki deneyimlerim çok çeşit olunca pastanın arttığını gösterdi bana. Bende bu sene pasta yanında kısır, acılı ve acısız mini mini sandviçler ve krep ruloları hazırladım. Bir arkadaşım sigara böreği yaptı ve pastamızı aldığımız pastaneden de tatlı kurabiye aldık. Hepsi bu kadardı ve bu sene pastamız artmadı, tam yetti. Yani eve dönünce ben yemek zorunda kalmadım :)


Krep Ruloları için,

Malzemeler:

Krepleri göz kararı hazırladım. 2 yumurta ve kıvam alıncaya kadar süt ve un ekledim, biraz da tuz.
Tavuk jambon
Dana jambon
Krem peynir
dereotu
maydanoz

Yapılışı:

Krepleri pişiriyoruz. Benim 5 tane krebim oldu. Aslında 7 olabilirdi ama ben kreplerimi kalın yaptım. Soğuyan kreplerin içine krem peynir sürüyoruz. Üzerine ince doğranmış dereotu-maydanoz karışımından serpip, en üstede jambonları diziyoruz. Daha sonra sıkı rulolar halinde sarıyoruz. 2 cm kalınlığında ruloları kesip bir servis tabağına diziyoruz. Çok kolay ve lezzetli oldu bu rulolar.

Herkese sevgiler...

17 Eylül 2008 Çarşamba

Şeftali Reçeli

Bu reçelde kış hazırlıkları sınıfına giriyor sanırım. Yaz ortasında 1 kilo şeftaliden reçel yapmıştım ama yedik ve bitmek üzere. Bu nedenle ikinci tur şeftali reçeli yapma ihtiyacı oldu evde. Çok güzel oldu, ben en çok şeftaliyi beğendim bu sene...

Şeftalileri soyup istediğimiz büyüklükte dilimliyoruz. Kaç kase şeftali koyuyorsak aynı kase sayısında şeker ilave ediyoruz. Ben hep meyveler sulansın, şeker biraz erisin diye bir gece buzdolabında bekletirdim ama bu sefer acelem vardı, o yüzden direk ocağa koydum. İlk yaptığımdan daha güzel oldu diyebilirim. Ocakta kısık ateşte pişiriyoruz. Arada üzerinde köpük olursa onları alıyoruz. İndirmemize yakın 3-4 damla limon suyu damlatıp ocaktan alıyoruz.

15 Eylül 2008 Pazartesi

Alfredo Soslu Fettuccine

Malzemeler:

2,5 bardaktan bir parmak eksik un
3 yumurta
tuz
zeytinyağ

Yapılışı:

Tüm malzemeler aynı kaba konur ve yoğurulmaya başlanır. Yoğurulma işlemi bittikten sonra 15-20 dakika dinlenmesi için beklenir. Hamurumuz 2-3 parçaya ayrıldıktan sonra, 1 mm kalınlığında açılır. Yarım santim kalınlığında kesilir. Kaynayan suya atılır ve biraz diri kalacak şekilde pişirilir.


Alfredo Sos
Malzemeleri:

Mantar
Krema
Eski kaşar ve mihaliç peyniri karışımı

Yapılışı:
Mantarlar bir tava içine alınır. Zeytinyağı eklenerek pişene kadar sotelenir. Pişen mantarların üzerine krema ve peynir rendesi eklenerek sos hazırlanır. Pişen makarnalar sosun bulunduğu tavaya dökülür ve sosla karışması sağlanır.

9 Eylül 2008 Salı

Fırında Somon

Bana, ''Ege ne yediğinde mutluluktan havalara sıçrarsın?'' diye bir soru sorsanız, balık diye cevap verirdim. Bende balığı severim, tüketirim ama, Ege balık yedimi benden mutlusu olmaz :) Balığın zihinsel ve bedensel olarak, gelişmekte olan oğluma faydalarından haberdar olduğumdan, haftada 2 kez balık pişirmeye çalışıyorum.

Gelelim somon balığının faydalarına. Somon balığı, D, B6 ve B12 vitamini, iyot ve potasyum içeren bir balık. Yüksek orandaki Omega 3 yağ asidiyle kanı sulandırıyor. Çocuklara faydası ise Omega yağ asitlerinden kaynaklanıyor. Omega-3 ve Omega-6 yağ asitlerinin sinir hücrelerinin (nöron) büyüme ve gelişmesinde son derece önemli rol oynadığı tespit edilmiş. Omega -3 yağ asitlerinden DHA, insan beynindeki hücrelerin yenilenmesine katkıda bulunmakta. Bu nedenle, özellikle çocuklara genel gelişimin yanı sıra beyin gelişimi için de balık yedirilmesi gerekiyor. Somon dışında, uskumru, ton balığı, sardalya gibi balıklar Omega-3 yönünden oldukça zengin balıklardır.
Tabi somon tadı güzel, genelde fleto olarak satıldığından kılçığı çok fazla olmayan, kolay yenen bir balık.

İşte internetin faydalayı işte, bilgi bir tık kadar uzak bize :)
Bir ara da, somon fümeye benzer bir tarif denemek istiyorum. Uzun zaman önce Hürriyette okumuştum. Somon gravlaks. Somon balığını tuz ve şekerle bekletip sonra somon füme gibi ince ince dilimleyip yiyorsunuz. Denediğim zaman onuda bloga eklerim artık.

Malzemeler:

Somon balığı

Domates

Kekik

Pul biber

Tarhun otu

Defne Yaprağı

Zeytinyağı

tuz

Yapılışı:

Tüm malzemeler balığın üstüne dökülür. Balık 1 saat bu karışımda bekletilerek marine edilir. Otlar ve baharatlarla tatlandırdığımız balık fırın tepsisine dizilir. Üzerine 1-2 domates (küp küp doğranıp) konur. 180 derecede pişirilir.

Not: Ben domates olarak,sulu olmayan bursa domatesi kullandım. Bunun nedeni domatesin sularının balığı buğlama gibi pişirmesini istemediğimden. Buğlama balık yapmam, nedense haşlanmış gibi geliyor bana. Güzelim balıklara yazık oluyormuş hissine kapılıyorum buğlama görünce.

3 Eylül 2008 Çarşamba

Yaz Biterken

Aslında ben her yaz sonu sadece kırmızı biber ve patlıcan közleyip dondurucuya atardım. Ama blog dünyasında fazla vakit geçirmeye başlayınca, havaya girdim sanırım ve bu sene biber ve domates kurutma işine giriştim. Çok fazla miktarlar değil benim yaptıklarım, bu sene deneme amaçlı çalıştım diyelim... Gelecek seneye fikir vermesi açısından deneme olarak da nitelendirilebilir. Oldumu peki diye sorarsanız, galiba oldu :)


Bu biberler aslında ben aldığımda yeşildi ama güneşte kalınca renk değiştirdi. Bu renk değişimini beklemiyordum, dedim ya ben pek anlamam aslında bu kurutma işlerinden. Ama heyecanla izledim hergün kırmızıya dönen bierleri. İpe dizip balkondaki çamaşır askısına asmıştım. Adana çok nemli olduğundan sanırım 1,5 haftada kuruyabildiler. Küflenme riskine karşı torbalara doldurup derin dondurucuya koydum. Görümcem sıcak suda bekletip muammara yaptığını söylemişti. Bende sanırım bu şekilde kullanacağım. Bir de kurufasulye falan yaparken içine de atabilirim.

Domateslere geldikkk.. Bursa domatesi kullandım daha susuz oldukları için. Adananın nemi fazla olduğundan ben her bir domatesi 5-6 parçaya böldüm. Tuzladım ve aluminyum folyo serdiğim tepsiye dizip balkona koydum. Domateslerimde 1,5 hafta da kurudu. Çevremdekiler bana eylül ayının ilk haftasında yap nem az olur dedi ama ben dinlemedim. Tuz olarak daha önce aldığım ama nedense kalın çekildiği için kullanmadığım sofralık tuzu kullandım. (Turşuluk tuz değil)


Ve benim en sevdiğim şeylerden biri olan közlenmiş kırmızı biberler.. Cidden ben bu biberlere bayılıyorum, tadlarını çok seviyorum. Yapmasıda kolay. Fırın ızgarasına diziyorsunuz ve fırına yerleştiriyorsunuz. Pişerlerken ızgaradan aşağı sular damladığından altına başka bir tepsi yerleştiriyorsunuz. Ama alttaki tepsi su dolu olmalı, boş tepsiye damlayan biberlerin suyu yanıyor ve temizlemesi çok zor oluyor. Sonra soyup ki çok kolay soyuluyor, derin dondurucuya koyuyorsunuz.
Ben bu biberleri sarımsak, zeytinyağı ve sirke koyarak hazırladığım sosla tüketiyorum. Ayrıca sandviç falan yaptığımda da kullanıyorum. Birde beyazpeynir, çeviz ve maydanozdan hazırladığım harcı içine koyup rulo yapıyorum, bu da çok şık ve leziz oluyor.