26 Şubat 2012 Pazar

Yağ Mantısı



Malzemeler:
1 yumurta
1 kaşık zeytin yağı
1 bardak süt
2,5-3 bardak un
tuz

Yapılışı:
Tüm malzemeleri karıştırp yoğurdum. Merdaneyle açmaya çalıştım. ''Çalıştım'' diyorum, uzun uzun  uğraştım çünkü. Pek deneyimsiz, şaşkın, acemi ve beceriksizim bu hamur açma konularında. Neyse açmayı başardıktan sonra, çay bardağıyla kesip içlerini kıymalı harçla doldurdum. Sonra çatalla desen yapa yapa kapattım. Desenli mantılarım oldu. Bir kısmını haşladım, bir kısmını da kızarttım. Bence kızartma daha iyi oldu. Eliniz alışıksa, benim gibi bir tabak mantı için iki saat uğraşmayacaksanız yapın derim.

25 Şubat 2012 Cumartesi

Tatil Gibi Bir Sabah


   
Sabah sabah uzun süre keyif yaptık. Mutfakta takılmayı özlemişim. Bizimkiler mutfakta pek vakit geçirmediğinden hep oturma odası civarında seyrediyoruz ailecek. Bu sabah ne olduysa baba-oğul ben kahvaltıyı toplarken, yamacımda bitiverdiler. Ege legolarını da getirmişti yanında gerçi... Olsun legolu falan da olsa kabulümdür. O yerde legolarıyla oynadı, arada babası da eşlik etti. Ben nescafe yaptım, masa başında oturup içtik, lafladık. Ege ödevlerini yaptı, plastik çizmelerimi giydi. Sonra birer bira götürdük. Youtube'dan şarkılar dinledik. Karışık bir liste olduğu kanısındayım. Don't Cry For Me Argentinayla başladık, Morning Benders-Excuses, Sweet Semphony, Henry Lee, Pump İt, Cem Karaca-Bugün Çok Gençsin Yavrum ve She's Not There dinledik. Ben instagram için fotoğraf çektim. Bir Blue Oyster Bar portrem var ki, sormayın :) Şimdi yanlızım. Havuza gitti ev halkı. Ortalığı toparlamaya başlamadan yazmazsam uzun süre yazaman biliyorum. Tatil gibiydi ama, bence çabuk bitti.



Rudolph'la Islak Yürüyüşler


Bu kış, hep yağmurlu sabahlarda ve akşamlarda yürüdük Rudiyle. Öyle denk geldi. Şurada kısaca bahsetmiştim. Galiba bu kış çok yağmur yağdı Adanaya. Gerçi bana da öyle gelmiş olabilir. Köpeğimiz yokken, yağmurlu günlerde inatla yürüyüşe falan çıkmazdım. Şimdiyse seçme şansım yok, akıllı Rudiyi en azından tuvalet için dışarı çıkarmam gerekiyor. Zaten o üzerine düşeni yaptı, yani tuvaletini tutmayı çok çabuk öğrendi. Sabah akşam olmak üzere iki kez dışarı çıkıyoruz. Hava kuruysa parka gidiyoruz. Büyük bir park var evimin yakınında. Tüm köpek sahipleri birlikte hareket edip, belediyeye sürekli mail yollayarak, parkın içine bir köpek parkı yaptırdık. Artık çok rahatız, tasmalarını açabiliyoruz, deli gibi birbirleriyle oynuyorlar. Sadece yağmur olduğunda parkın içi çamur oluyor diye oraya gidemiyoruz. Yuvarlanarak oynadığı için her yeri çamur oluyor Rudolphun. Temizlemesi çok uzun sürüyor. Bu sebeple yağmur varsa sokakta yürüyüş yapmayı tercih ediyorum. Sadece ayakları ve karnı ıslanıyor, çamur olmuyor. 

Gelelim çizmelere. Yağmurlu günlerde paçalarımın çamur olmaması için ve spor ayakkabımı silmekten bıkıp usandığım için yağmur çizmesi sipariş vermiştim. Markofoni'den geçenlerde almıştım. Dün geldi. Aslında içinde keçe gibi bir şeyden astarı vardı. Ama onunla giyemedim, çok sıktı. Onsuz daha rahat geldi bana, çıkarıp attım. 

15 Şubat 2012 Çarşamba

İkea Sandalyesi



   Geçen hafta gelen sandalyelerim... Biraz gecikmiş bir post olacak ama tembelliğime verin. Haftasonu internette görüp, aceleyle beğenip, fikrimin değişmesine izin vermeden hemen sipariş vermiştim. İkinci gün geldi, inanamadım. İnternetten alış-verişe Tchibo ürünleriyle başlayan ben, en erken gönderen Tchibo diye düşünürdüm. Ama İkea en hızlısı galiba. Birde siparişimin ertesi günü aradılar, aman ambalaj ezik falansa ürünü teslim almayın, sigortalıdır falan diye bilgi verdiler. Takdir ettim.

      Sandalyeler her biri tek kutu içinde olacak şekilde, çok korunaklı olarak paket edilmişti. Montajdan sonra bir hayli kağıt-karton kalabalığı oldu ama apartmanın geri dönüşüm köşesine yığarak bu kalabalık yok edildi. Montaj kolaydı, plan, aletler, vidalar vs. paketlerin içinden çıktı. Üç tanesini ben monte ettim, son bir tanesini Ege okuldan gelince birlikte yaptık. ''Anne bu ne, anne o nereye takılacak'' sorularıyla birleştirdik sandalyeyi.


      Beğendim mi diye sorarsanız, çok beğendim. Masayı yeni almıştık ama uygun sandalye bulamıyordum. İyi oldu, ucuz oldu. Piyasadaki sandalyelerin fiyatını düşününce gerçekten ucuza geldi. İyi bir alış-verişti. 

10 Şubat 2012 Cuma

Bahar Dalı Gördüm...

 
     Bu soğuk yağmurlu günlere inat, arada bir gördüğü güneşten  var gücüyle faydalanıp, çiçeklerini büyütmeyi başaran bir çalı gördüm sabah parkta. Başkaları da var mıydı bilmiyorum. Soğuğa karşı bireysel bir duruş mudur, grup çalışması mıdır hiçbir fikrim yok. Rudiyle parkta salınırken gözümüze ilişiverdi. Çok güzeldi, pespembeydi. Hatta Rudolph yemeye çalıştı, sonra vazgeçti. Çekiverdim telefonumla, içiniz açılsın diye, bahara az kaldı diye :) 
    İyi tatiller...