19 Aralık 2009 Cumartesi

Yeniyıl Halleri


Yeniyıl hazırlıklarımız tamam sayılır. Eksik olan hediyeler de alındığında 2010'a girmeye hazır olacağız. Yılbaşı akşamı evdeyiz. Ortalama 15 kişi falan olmamız bekleniyor. Ev partisi modunda bol gürültülü, bol sohbetli, şen kahkahalı olarak yeniyıla girmeyi planlıyoruz. Hediye çekilişi bile yaptık, geçen yıl ki gibi seremoni şeklinde sahiplerine takdim edilecek. Gece sonunda ise kağıt oynayacağız geçen sene olduğu gibi. Hırs yapılacak paralar alınacak :)

Bizde planlar budur. Ege özellikle pek heyecanlı, bize gelecek arkadaşlarını sorup duruyor. Çekilişte hediye vereceği amcasına parti şapkası almaya kalktı bugün :)

Dün gece bir Christmas filmi izledik. Çocuk Noel Baba'dan kar yağmayan kasabasına kar yağdırmasını istiyor. Yağıyor tabii, kasabayı bir mutluluk bir noel ruhu sarıyor. ''Burada da yağsa kar fena olmazdı'' diye not düştük Noel Baba'ya filmin sonunda. Filmin adı Noel Babasız Bir Yıl. Digitürk'te izledik. Tam aile filmi, rastlarsanız ailecek izlenebilir.

Durumlar biz de budur. Tarif yok bugün. Aslında fırın poşetinde tavuk ve patates püresi yaptım. Ama çok üşendim fotoğraflarını çekmeye.

Herkese iyi bir haftasonu diliyorum.

8 Aralık 2009 Salı

Vişne Kompostosu - 2012 - U2


Buzluktakileri tüketme vakti gelmişti, özellikle vişnelere sık sık gözüm takılıyordu ne zamandır. Geçenlerde Ege'ye vişnesuyu yapmıştım. Son kalanlarla da vişne kompostosu yapıp vişne olayını kapatmış bulunmaktayım.

Beni sorarsanız pek blogla ilgilenemediğimin farkındayım. Zaman yönetimini yapamıyorum sanırım. Yoğunum şu sıralar nedense, ben de anlamadım. Bekliyorum sakince dingin hayatıma dönmek için.
Geçen hafta sinemaya gittim tek başıma. Sabah 11.30 seansına girdiğim için koca salonda da sadece ben vardım. İkinci bir kişi yoktu, iyiki de yoktu. Yanlız kalıp, kendi kendime birşeyler yapmayı özlemişim de farketmemişim. Kendime daha çok yanlız zaman ayarlamaya karar verdim.

Gittiğim film 2012. Ben zaten hareketli, görkemli efektleri olan filmleri keyifle izlerim. 2012'de bu tanıma uyduğundan çok keyifle izledim.

İzlerken; kahvemi içtim, yanında çikolata yedim, dizlerimi ön koltuğun arkasına dayadım, yanımdaki koltuğun birine suyumu diğerine çantamı koydum, ara olduğunda salonun kapısını ben açtım (kimse gelip açmadı nedense), ara bitince evimin kapısını çeker gibi gene ben kapattım sonra gidip yerime oturdum, bitiş jeneriğini tüm yazılar bitene kadar sakin sakin önümden geçen insanlar olmadan izledim. Baktım da yanlız olunca koca salonuda sahipleniyor insan.

Sonra hayatımda ilk kez Kafka okudum, çok sevdim.

Şu sıralar True Blood dizisinin jenerik müziğini sık sık dinler oldum: Jace Everette- I wanna bad things with you. Eskiden de Pixies'den Where is my mind'ı sürekli dinlerdim.

U2 konserine Biletix'ten 2 bilet aldım... Bu hareketimden ötürü ayrıca çok mutluyum. Çok bekledim bu eylemi gerçeklerştirmek için, şimdiyse sabırsızca kıpırdanıyorum.
Tarife gelince kolay bir tarif. Vişneleri ve suyu bir tencereye koyup biraz ısındıktan sonra şekeri ekleriz. Ölçü vermiyorum, ben damak tadıma göre ayarladım. Soğuk soğuk güzel oldu.