30 Ekim 2009 Cuma

Çevizli Közlenmiş Kırmızı Biber


En sonunda burayada kış geldi. Öyle aniden, habersiz, bir günde geldi hemde. Anlamadık nasıl geldiğini, çünkü bir gün önce sıcaktan bunalmaktaydık. Adana bir garip şehir, yazı da böyle gelir aniden. Psikolojik olarak hazırlıklı olmazsınız. Yavaş yavaş gelse alışması kolay olacaktır ama aniden yakalar insanı sıcaklar. Birgün öncesi serinken, ev sıcak sıcak piştiği halde, eliniz klima açmaya gitmez. Beyniniz hazır değildir ki... Daha, ''soğuktu ne oldu şimdi'' modunda çalışmaktadır.


Soğuklarda aynen böyle geldi. Mesela halıları sermek lazım ama beynimin ''halısız olmaz'' kısmı kısa devre, cevap yok :) Ama çare yok serilecek, evde küçük çocuk mevcut. Yani durumlar güney cephesinde böyledir. İşler evin annesini beklemektedir.


Tarifle konunun tabiki gene alakası yok. Öyle geçen haftasonu kahvaltısında yaptığım aperatifimsi mezemsi bir lezzet.


Yapımı kolay. Hani derin dondurucuya atılan közlenmiş kırmızı biberler var ya. Onları alıp doğruyoruz minik minik. İçine zeytinyağı, iri dövülmüş ceviz, kekik, pul biber falan koyup servis yapıyoruz.


Halılar... halılar.. halılar.. sevgiler tabiki :)

22 Ekim 2009 Perşembe

Tavuklu Şehriyeli Salata



Şu günlerde biraz yoğunum. Mesela bugün kitap grubumla birlikteydim. Geçen kış haftada bir gün toplandık. Bir sürü kitap okuduk, fikirlerimizi paylaştık. Bu kış sanırım 15 günde toplanacağız. Herkes meşgul olacak bu sene. Hem okuma-yazma kursları hem de çocuklar bu sene vakit kısıtlı olacak gibi gözüküyor. O kadar keyifli geçiyor ki bu toplantılar anlatamam. Hem düzenli olarak, savsaklamadan da kitap okumuş oluyoruz hem de görüşmüş.. Açılışı Uçurtma Avcısıyla yapmıştık geçen dönem. Bin Muhteşem Güneş, Kırmızı Pelerinli Kent, Afrikalı Leo'yu okumuştuk. Bu dönemi ise Pirayeyle yaptık. Kazananlar Yanlızdır'la devam etmeye karar verdik. Şimdi bu kitabı alıp okumam lazım. Sonrasında Marquez okuyacağız galiba. Lafı nasıl tarife bağlayacağımı bilemiyorum. Direk dalıyorum tarife :)


Aslında bu salatayı 2 gün önce bloga eklemeyi düşünüyordum ama bu güne kaldı malesef. Ben şahsen ilk kez denedim ve çok beğendim. Tarifin aslı şurada. Ama ben bazı değişiklikler yaptım.

Gelen dostlarım belki sevmez diye köri eklemedim. Kendime yapsaydım kesin eklerdim, çünkü köriyi çok severim ben. Sonra mayonezle süzme yoğurdu karıştırdım. Süzme yoğurt koyunca vicdanımı rahatlattım, kalorisini azaltmış gibi oldum.


Ben beğendim, daha çok yaparım bu salatayı. Ege'de sevmişti, sanırım çocuklar içinde uygun bir salata. İçindekiler tam bir çocuğun yemesi gereken şeylerle dolu. Neyse laf uzar gider. Burada kendime ''dur'' demek istiyorum.


Malzemeler:


Haşlanmış havuç ( küp küp doğranmış )

Haşlanmış patates (küp küp doğranmış )

Haşlanmış bezelye

Haşlanmış tavuk göğsü

Yarım bardak haşlanmış ara şehriye

Küp küp doğranmış salatalık

Taze soğan (3-4 tane )

Mayonez

Süzme Yoğurt


Yapılışı:


Tüm malzemeler birbirine karıştırılır. Bu kadar. İçindekilerin miktarını göz kararı ayarlamıştım. Orjinalinde miktarları da yazıyor. Ben taze soğanları içine karıştırmadım. Konuklarım belki sevmezler diye üzerine serpiştirdim. Tercih size ait. Doğaçlamaya çok uygun bir tarif gibi geldi bana. Neyse gene kendime 'dur ' diyorum ve gidiyorum.


14 Ekim 2009 Çarşamba

Elmalı Kurabiye


Dostlar, arkadaşlar olmadan olmuyor. İyiki varlar, etrafımızdalar. Bu kurabiyeyi ben dostlarıma yapmıştım, AÇEV'den edindiğim dostlara. Ben bu dönem okuma-yazma kursu açamıyorum, sebepleri bende saklı. Gelecek döneme umarım ben de açacağım. Arkadaşlarımsa kurs açma çalışmalarına çoktan başladı. İçim gitmiyor, hiç özenmiyorum, imrenmiyorum desem herhalde yalan olur :) Yalan söylemeyeyim o zaman. ''Size çok özeniyorum'' Hepsine buradan, tüm öğrencilerinin okuma-yazma öğrenerek mezun olacağı kurslar diliyorum.


Ben bu kurabiyeleri güzel hediyeleriyle birlikte, ''güle güle oturun'' demek için gelen tatlı arkadaşlarıma yapmıştım. Ama dedik ya en başta, arkadaşsız olmaz diye. Bu sebepten ben diyorum ki: '' Gaye'den tüm arkadaş ve dostlara gelsin, elmalı kurabiye''
Malzemeler:
2 elma
3 kaşık toz şeker ( elmalar için )
kuru üzüm
iri dövülmüş ceviz
tarçın
Yarım bardak sıvıyağ
2 kaşık toz şeker
yarım paket kabartma tozu
yarım çay bardağı yoğurt
2 bardak kadar un
Yapılışı:
Elmaları rendeleyip, şekerle birlikte sulu hali kaybolana kadar ocakta pişiriyoruz. Piştikten sonra iri iri parçaladığımız çevizleri ekliyoruz. Soğumaya bırakıyoruz.
Tüm hamur malzemelerini karıştırıp, hamurumuzu yoğurmaya başlıyoruz. Yarım saat kurabiye hamurumuzu dinlendirdikten sonra hamurumuzu açma zamanı geliyor. Ben şahsen öyle hamur açma işlerinden pek anlamadığım için yamuk şeyler yaptım. Ama yamuk kısımları kesip düzelttim, öyle rulo yaptım. Bir de sıvıyağ yerine tereyağ koyulursa daha rahat açılabilir belki. Neyse tarife dönersek. Hamuru açıp içine her tarafına gelecek şekilde elmalı harçtan yayıyoruz. Sonra dikkatlice parçalamadan, çok gevşek olmayan bir rulo yapıyoruz. En son parmak kalınlığında dilimleyip, yağlı kağıt serdiğimiz tepsiye diziyoruz. 180 derecede 25-30 dakika pişiriyoruz. Soğuyunca pudra şekeri serpip güzelleştiriyoruz ve yiyoruz.
Not: Ben bu tarifi 2 kat ölcüyle yaptım. Un miktarını 4 kullanmam gerekirken 3 bardak kullanmam gerekti. Sanırım un markaları arasında farklılıklar olabiliyor. O yüzden unu yavaş yavaş eklemekte fayda var gibi.
Bir ke ruloları keserken dikkatli olmak gerekiyor. Bıçakla öne arkaya yavaş hareketlerle kesebildim ben.
Orjinal tarif Teatime'dan.

9 Ekim 2009 Cuma

Minik Terrarium...

Benimde evimde, mutfak masamın üstünde minik bir çayırım var. Hatta üzerinde koca koca gözleriyle bana bakan bir kedi oturmakta.

Geçen hafta bir elma bahçesine gitmiştik, orada ağaçların dibinde buldum çayırımı oluşturacak yosunumu. Yemyeşil yayılmış ağaçların dibine, keyfini sürüyordu bahçenin. Bir kuru dal işimi görür dedim. Aldım dalı elime yosunu bir bütün halinde çıkardım. Etrafta koştum bir karton falan bulmak için. Bulamadım :( Sonra yere atılmış sigara paketi yetişti imdadıma. Yırttım paketi düzelttim. Geniş bir zemin elde ettim ve yatırdım yosunumu üzerine. 3 saatlik araba yolculuğuna dayandı neyseki. Evde de boş boş duran, hiç kullanmadığım minik bir limon fanusu vardı. Onun içine koydum, kenardan taşan fazlalıkları aldım. Oldu bana çayır. Diğerleri derler ki terrarium. Herneyse işte. Ondan yaptım. Baktıkça içim açılıyor şimdilerde :)

Not: Ege çayırımı gidip gelip dürtüyor. Kapağını açıyor, kapıyor. Oynuyor. Bu eski Kinder kedisini yeni koydum fanusa, onu görünce yeni fikirler oluşturacağına eminim.
Not: 30 Ekim Cuma Artık terrariumum yok. Ege beyin gazabından kurtulamadı. Fanusun kapağıyla yusunumun çim gibi gözüken uzantılarını ezmiş. Ama bilmeden yapmış canım küçüğüm. Fanusun kapağını açıp kapattıkça olmuş. Neyse, gene yaparım ben nasılsa..

6 Ekim 2009 Salı

Kurutulmuş Domatesli Fesleğenli Makarna


Şöyle bakınca uzun bir yemek ismi olduğunun farkettim. Ama değiştirmeyeceğim. Bu makarnayı
çok iyi anlatıyor bence. Yani ben tarifi yazmasam bile, isme bakarak kolayca yapılabilir. Ama ben tarifi yazacağım tabii ki. Bu tarifle ilgili bir hikaye biriktirmedim kafamda ( kafada biriktirmek nasıl oluyorsa ). Haftaiçi evdeydik, öğle yemeği yoktu. Annemde evdeydi, Egeyle oyun oynuyorlardı. Açıktık tabii haliyle, yemek yeme isteği doğdu. Durun ben bir makarna yapayım dedim. Bu makarna oluverdi.
Malzemeler:

Makarna ( hangisini isterseniz, size kalmış )
Minik küpler halinde doğranmış domates
Minik doğranmış soğan
1-2 diş doranmış sarımsak
Sıcak suda bekletilmiş 1 avuç kuru domates
Tuz, karabiber
Taze fesleğen

Yapılışı:
İlk olarak makarnayı haşlıyoruz. Ben diri kalmasını seviyorum ve öyle haşlıyorum. Ama bu da kişisel bir tercih. Nasıl seviyorsanız siz öyle yapın. Sonra soğan ve sarımsakları sıvıyağın içinde soteliyoruz. Üzerine istediğiniz kadar doğranmış domates ilabe ediyoruz. Kurutulmuş domatesleri küp küp doğrayıp içine atıyoruz. Tuzunu, karabiberini akleyip sosumuzu hazırlıyoruz. Haşladığımız makarnayla sosumuzu iyice karıştırıp, yerken üzerine taze fesleğen serpiyoruz.

Kurutulmuş domatesler kendi imalatım. Geçen sene deneme amaçlı az miktarda yapıp, yapılışını ve saklanmasını öğrenmiştim. Bu sene biraz daha fazla yaptım ama kanımca gene az oldu. Fesleğenlerde balkonumdaki saksıdan. Gelecek sene daha çok fesleğen ekip, Cafefernando'daki pesto sosundan hazırlayacağım. Kış boyu yeriz artık :)