5 Haziran 2009 Cuma

Nerden Başlasam? Nasıl anlatsam?




Nerden başlasam? Nasıl anlatsam?

Dün akşam NTV' de bir belgesel izledim. Adı Home (Yuva). Gerçek evimizden yani dünyamızdan bahsediyor. Çok güzel hazırlamışlar, lafla değil görsel anlatmışlar dünyamızdaki değişimi.. Zaten şimdiye kadar o kadar çok şey söylendi ki, görmek daha etkili olabilir diye düşünüyorum. Çevre, karbon salınımı, sera etkisi, Kyoto gibi kelimeleri sürekli duyup artık bunlara karşı kendilerini uyuşturanlar için bir de görsünler diyerek yola çıkılmış olabilir. Belki ''bir belgesel izledim, hayatım değişti'' der birileri. Çok mu ütopik düşünüyorum acaba?


Belgeselin sonunda bir mesaj vardı, çok netti. KARAMSAR OLMAK İÇİN ÇOK GEÇ. Ne kadar anlamlı ve kısa bir mesaj. Hani unutulacak türden değil. Ah ah vah vah dönemini geçeli çok olmuş aslında, acil önlem şart. Hükümetlerin sorunu çözmesini beklemek malesef çocukça bir beklenti gibi geliyor bana. Çünkü beklemek için de geç kalınmış bir dönemdeyiz. Değişime kendi hayatımızdan başlamak daha anlamlı bence. Şimdi neler yapacağımızı sıralamak istemiyorum. İnternette o kadar çok kaynak var ki. Ama bir kurtarıcı gelmesini beklemeden hareket etmeye başlamak lazım. Çünkü o kurtarıcılar, benim küçük oğlumun izlediği çizgi filmlerde görülüyorlar sadece. Gerçek hayattaysa malesef süper kahramanlar yok. Varsa da o kahramanlar, plastik torba kullanmayı rededen, pilleri biriktirip pil atık kutularına atan ya da suyunu daha dikkatli kullananlar olsa gerek.

Geri dönüşü imkansız bir dönemde değiliz ama girmek üzereyiz. Hiç dikkat ettiniz mi, çevrenin geleceğiyle ilgili verilen tarihlere.. 10 yıl önce torunlarımıza yaşanacak bir dünya bırakalım falan diye ediyorduk sohbetlerimizi. Fakat 2015'ten en geç 2030'dan bahsediyor bilimadamları artık. Torunları bırakın, susuz kalacak olan, iklimsel felaketler yaşayacak olan, yerinden yurdundan açlık yüzünden göç etmek zorunda kalacak olan bizim kuşak. Tüm bunlar bizim gözlerimiz açıkken olacak.

Bu yazıyı çok uzatmak istemiyorum. Ama en üzüldüğüm şeyi sizinle paylaşıp öyle bitirmek istiyorum sözümü. Dünyada 1 milyardan fazla insan temiz suya erişemiyor. Suları yok, susuzluk çekiyorlar ve bu yüzden ölüyorlar. Ve biz temiz içilebilir suları tuvaletlerimize döküyoruz. Dün gece bu aklıma geldi belgesel bitince. O kadar rahatsız oldum ki anlatamam. Neyse izlemeyenler lütfen izlesin. NTV Yuva belgeselini daha verecektir.

Bu konuda sizleri rahatsız ettiysem ne mutlu bana. Siz de çevrenizdikleri rahatsız edin lütfen.


Daha çok bilgi için:








1 yorum:

MoonrosE dedi ki...

Kesimlikle katılıyorum. Anneannem geçenlerde banyo yaparken duşun altında saatlerce kalmayın dedi. Sona yaklaşmış yaşına rağmen hala duyarlı olması bizleri kendimize getirdi.Malesef bilinçli davranmıyoruz...