25 Mayıs 2008 Pazar

Kısa Bir İzmir Tatilinden Bize Kalanlar...

Yoğun bir tempoda geçen kış aylarını arkamızda bırakarak ve 23Nisan tatilini de fırsat bilerek, 5 günlük bir mola planladık ailecek. Ben, eşim, oğlumuz Ege ve halası hep beraber İzmir tatili yaptık. Minik oğlumun İldeniz ablası İzmir’de okuyor. Annesi 23 Nisan’da onu ziyarete gideceğini söylediğinde, acaba bizde ayarlamalarımızı yapıp gidebilir miyiz diye düşünmeye başladık.

Ve planlarımız gerçekleşti, babamız 2 gün yıllık izninden aldı, uçak biletleri ayarlandı, bavullar hazırlandı. Egey’le geçen keyifli ve bir o kadar da hareketli bir uçuştan sonra 20 Nisan gece 23.00 da İzmire indik. Gece hiç yerimizi falan yadırgamadan mışıl mışıl uyuduk. ”Demek ki aile halkı olarak bir tatil istermişizde haberimiz yokmuş” diye sohbet ettik kahvaltıda.

Hergün kahvaltıdan sonra 10 gibi yollara düşüp, çoğunlukla yürüyerek yeğenimizin rehberliğinde İzmiri keşfettik. Akşam 7 gibi eve döndük, çok yorulduk ama yorulduğumuzdan fazla keyif aldık. Benim prens oğlum öğle uykularını yarım yamalak pusetinde uyumasına rağmen, umduğumdan uyumlu davrandı. En çok Ege mutlu oldu sanırım, gönlünce koştu, yeni yerler gördü, ata -faytona bindi, bol bol dondurma yedi. Hepimiz en çok Şirince’yi beğendik.
Okuduğum bazı kaynaklarda, Şirince’nin olduğu tepeye yerleşimin, tarihi Efesin kentinin dağılıp limanın Kuşadasına taşınmasıyla birlikte aynı döneme rastladığı yazmakta. Günümüzdeyse mübadele sonrası Selânik, Kavala ve Provusta’dan gelen Türkler yaşıyormuş. Eski rum evleri bozulmadan korunmuş bir yer Şirince. Ben en çok dar taş sokaklarını sevdim. Ve tekrar gelip Şirince’de 2-3 gece kalmaya karar verdik. Şirince halkı geçimini turizmden kazanmakta. Yöresel meyve şaraplarını her dükkanda tatmanıza izin var. Ve meyve şekilli el yapımı sabunlardan da almak lazım. Ben aldım banyoma bir sepet içinde yerleştirdim bile.

Ve yemekleri… Aslında ben Yaşar Kemal’in Bir Ada Hikayesini okuduğumdan beri kabak çiceği dolmasını fena halde merak eder oldum. Şirince’de yapıldığını, yola çıkmadan internet’ten yaptığım minik araştırmamda öğrenmiştim. Ama şanssızlıkmı desem bilemiyorum ama kabak çiceği zamanından 20 gün önce geldiğimiz için kabak çiceği dolması bulamadık. Artık bir dahaki sefere diyerek diğer zeytinyağlılara bıraktım kendimi. Şirince’de çok güzel zeytinyağlı yemekler yaptıklarını söyleyebilirim ve tadın derim.

Bu tatilde dinlendiğimi pek söyleyemem, aksine fiziki anlamda yorulmuş bile olabilirim. Ama oğlumun beş gün süren ’’sevinçten kendinden geçme” durumu beni çok mutlu etti. Bir de buna yeni yerler görmenin hazzı eklenince önümüzdeki tatiller için yeni planlar yapmaya başladım bile.

Hiç yorum yok: